Kitap Rafı
← Tüm e-kitaplar

Yeniden Okumaya Başlamak

Kişisel gelişim · 3 dakikalık okuma · Ücretsiz

Yarım kalan kitaplarla barışmak ve yoğun bir hayatın içinde okumaya yeniden yer açmak için küçük adımlar.

Suçluluğu bırak

Rafındaki yarım kitaplar bir başarısızlık listesi değildir. Bir kitap sana o dönem uymamış olabilir. Okumaya dönmenin ilk adımı, “çok okumalıyım” baskısını bırakmak ve okumayı yeniden keyifli bir şey hâline getirmektir.

Kendine okuma hedefi koymak yerine okuma alışkanlığı kur. Yılda elli kitap değil, her gün birkaç sayfa. Hedef bitirince sona erer, alışkanlık ise seninle kalır.

Komik derecede küçük başla

Günde iki sayfa, kulağa çok az gelir ve zaten işin sırrı budur. Yorgun bir akşamda bile vazgeçemeyeceğin kadar küçük bir hedef seç. Çoğu gün iki sayfadan fazlasını okursun; okumazsan da hedefini yine tutturmuş olursun.

Bu alışkanlığı var olan bir rutine bağla: sabah kahvesiyle, otobüste ya da yatmadan önce. Yeni bir saat yaratmak yerine zaten yaptığın bir şeyin yanına koymak daha kolaydır.

Zamanı bulmak değil, yakalamak

“Okumaya vaktim yok” diyen birçok kişinin günü aslında küçük boşluklarla doludur: otobüs, sıra bekleme, öğle arası, çay demlenirken geçen dakikalar. Bu boşluklar genelde telefonla dolar, çünkü telefon el altındadır. Bir kitabı da aynı şekilde el altında tutmak işin yarısıdır.

Çantanda ince bir kitap ya da telefonunda bir e-kitap bulundur. Sosyal medya uygulamasının yerine ana ekrana okuma uygulamasını koymak gibi küçük bir değişiklik bile etkilidir. Günde dört kez beşer dakika, ayda birkaç ince kitap demektir. Büyük bir okuma saati aramak yerine bu küçük anları yakalamayı dene.

Kolay kitapla başla

Uzun süredir okumuyorsan en zor klasikle başlama. Kısa hikâyeler, ince kitaplar ve gerçekten merak ettiğin konular önce gelsin. Küçük bir kitabı bitirmek, sonraki kitap için enerji verir.

Bir kitap ilgini çekmiyorsa bırak. Bir kitabı yarıda bırakmak suç değildir; zorla okumaya çalışmak ise çoğu zaman okumayı tamamen bırakmaya götürür. Elli sayfa içinde seni yakalamayan kitabı rafa koyabilirsin.

Dikkati koru

Telefon yanındayken okumak zordur. Okuma sürende telefonu başka bir odaya bırak ya da uçak moduna al. İlk on dakika zor geçebilir; dikkat, kas gibi, kullanıldıkça güçlenir.

Kitabı görünür bir yere koy. Masanda, yastığının yanında veya çantanda duran kitap, kütüphanedeki kitaptan daha çok okunur. Küçük bir not defteri de işe yarar: hoşuna giden bir cümleyi yazmak okuduğunu daha iyi hatırlatır.

Biçimi önemseme

Kâğıt kitap, e-kitap, sesli kitap: hepsi okumanın farklı yollarıdır. Hangisinin “gerçek” okuma olduğu tartışmasına takılma. Yürürken sesli kitap, akşam kâğıt kitap, yolda telefon ekranı aynı alışkanlığın parçası olabilir.

Kütüphaneler de unutulmuş bir kaynaktır. Üyelik çoğu yerde ücretsiz ya da çok ucuzdur ve kitabın iade tarihi olması, bitirmek için küçük bir neden yaratır. Ücretsiz dijital kitaplıklar ve kısa kitap siteleri de başlangıç için iyi bir yerdir. Pahalı bir kitaplık kurmana gerek yok; bir sonraki kitabı kolayca bulabilmen yeterli.

Okuduğunu paylaş

Bir arkadaşına okuduğun bir şeyi anlatmak, onu kalıcı hâle getirmenin en kolay yoludur. Küçük bir okuma grubu ya da ayda bir kitap konuşulan bir kahve buluşması da motivasyon sağlar.

Bir de şunu unutma: sayılar önemli değildir. Yılda üç kitabı sindirerek okumak, on kitabı unutmak için okumaktan daha iyidir. Okuma, yarışılacak bir şey değil, kendine ayırdığın bir zamandır.

Sıradaki kitabı hazır tut

Bir kitap bittiğinde sıradakini aramak bazen alışkanlığı kesen haftalara dönüşür. Bunu önlemek için küçük bir “okunacaklar” listesi tut. Bir arkadaşının önerisi, bir yazıda geçen isim ya da hoşuna giden bir yazarın başka bir kitabı: hepsini tek bir nota yaz.

Kitabı bitirince birkaç cümleyle ne hatırlamak istediğini not et, sonra hemen sıradakinin ilk sayfasını aç. Türleri değiştirmek de iyi gelir: ağır bir kitabın ardından hafif bir roman, roman ardından kısa bir deneme. Böylece okumak bir görev olmaktan çıkar ve akış kendiliğinden devam eder.